Search for:

İstanbul’daki Bağımsız Kitabevleri ile Röportaj – 4
Flaneur Kitabevi – Burak Türker İnandı

Kitap Kurtları Kulübü olarak, desteklediğimiz bağımsız kitabevleri ile röportaj yapmaya; onların yüklerini, sevinçlerini, mücadelelerini kendi ağızlarından dinlemeye devam ediyoruz.

Dördüncü durağımız, Kadıköy Yeldeğirmeni’nde faaliyet gösteren Flaneur Kitabevi. Flaneur’den Burak Türker İnandı ile grafik romanla şekillenen kitabevi kimliğini, hem kitabevi hem yayınevi olmanın getirdiği özgün duruşu ve Walter Benjamin’in ‘flaneur’ kavramından beslenen ismin ardındaki felsefeyi konuştuk.

Kitabevinizi nasıl açtınız? Sizi bu dünyaya sokan sebep neydi?
Bizi bu dünyaya sokan şey kitaplarla, özellikle de grafik romanla olan bağımızdı. Bu bağı güçlendirmek için somut ve yaşayan bir mekâna ihtiyaç duyduk.

Kitabevinizin isminin anlamı ve seçilme nedeni nedir?
Walter Benjamin’in ‘flaneur’ kavramından etkilendiğimizi söyleyebilirim. ‘Flaneur’ için, ‘şehri okuyarak yaşayan bir gözlemci’ tanımını yapıyor Benjamin. Bu kelime, Benjamin’de temel kavram niteliğindedir ve ‘yaya dolaşırken çevre izlenimleriyle düşünce üreten kişi’ anlamında kullanılmıştır. Flaneur’ü avareden ayıran en belirleyici özellik ise çevresini izlemek, gözlemlemektir ama bu gözlem boş bir bakınma değildir. Flaneur gezip bakınırken düşünür, düşünce üretir. Kitabevimizin ismi başka bir şey olamazdı.

‘Bağımsız kitabevi’, sizin için ne anlama geliyor? Sadece ticari anlamda değil, duruş olarak da ele aldığımızda bir kitabevini bağımsız kılan özellikler nelerdir?
Bağımsız kitabevi yalnızca kitap satan değil, kitap öneren ve okura yön veren bir yerdir. Bir dünya görüşüne sahiptir. Bulunduğu semtin, sokağın bir parçasıdır. Oraya benzer, orayı etkiler. Herkese hitap etme kaygısı yoktur, kendi okurunu bulur. Müşteri değil, okur vardır. Diyalog vardır. Kitap alışverişi değil, temas vardır. Tüm ilişkiler organiktir. Hangi kitabın raflarda duracağına satış grafiği değil, okuma tutkusu karar verir.

2026 yılında, ‘sadece kitap’ satarak ayakta kalmaya çalışan bağımsız kitabevi olmak ne demek? Okurun çoğu zaman görmediği zorluklar neler?
Sadece kitap satmak bir tercihten ziyade, bir ısrardır; başka ürün gruplarını dâhil etmeden kitap satmak ve bu gelirle ayakta kalmak için çizilen bir sınırdır.
Zorlukları ise şunlardır: her geçen gün düşen kâr marjı, kira, eleman ve enerji başta olmak üzere sabit giderler, para verip aldığınız kitabın rafta kalma ve nakde dönüşme süresi, kitap seçkisi, yeni kitapların takibi, rafı canlı tutabilmek için harcanan emek, büyük zincirler ve online satışlardaki fiyatlarla rekabet edememe, okurun alışkanlıklarının değişmesi, alım gücü, harcama önceliği.

Bir semtte bağımsız bir kitabevinin varlığı sizce neyi değiştirir?
O semtin kültürünü ve ritmini değiştirir. Kentin hızına ayak uydurmak zorunda kalanların  hızını düşürür; durmasını, bakmasını, düşünmesini sağlar. Referans noktası olabilir. Buram buram ticaret kokan bir yer değildir. Kültür, edebiyat, felsefe ve bir sürü önemli mesele konuşulur. Oluşturduğu seçkiyle semtin düşünme biçimini etkiler. Grafik roman yayımlayan bir yayınevi olarak, mahalleli birçok dostumuzu grafik romanla tanıştırdık ve bu türü kendilerine sevdirdik. Bu çok keyifli.

Okurla kurulan ilişki açısından, bağımsız kitabevleri ile zincir kitabevleri arasındaki en büyük fark nedir?
Zincir kitabevleri için müşteri, bağımsız kitabevleri için okur vardır. Bağımsız kitabevinde en çok satanın ya da sosyal medyada en çok göze sokulanın değil, seçkiyi yapan kişinin kendi kitaplığına koyacağı kitaplar vardır. Zaman geçirilirken kitap üzerine konuşulur, fikir alınır, fikir verilir. Zincir kitabevleri istatistik bilir, veri tanır; bağımsız kitabevi insanı tanır. Bağımsız kitabevinde tek iş satış yapmak değildir, bazen sonraki kitabın hangisi olacağı konuşulur ya da okurun okuma serüvenine eşlik edilir. Flaneur Kitabevi olarak birçok dostumuzun okuma serüveninde yer almaktan müthiş keyif alıyoruz.

Kitap fiyatlarının sabitlenmesi neden hayati bir konudur?
Kitap fiyatlarının sabitlenmesi, adil rekabet ve sürdürülebilirlik için olmazsa olmazdır. Kitabevi olarak cari hesapla aldığınız kitabın başka bir platformda okura sizin alış fiyatınızdan daha düşük bir fiyatla satılması mantık dışı bir durum. Yaşadığımız bir olayı anlatmanın yeri diye düşünüyorum: Google yorumlarda sadece bir kez 1 yıldız aldık. Bir okur geldi ve iki kitap satın aldı. Biri Flaneur Yayınlarından “Sonsuz Aşk ve Diğer Hikâyeler”, diğeri de başka bir yayınevinin çizgi romanı idi. Bizim kitabı hiçbir internet platformundan alamayacağı indirimle satın aldı. Diğer kitabı da satış fiyatından %15 indirimle aldı. Sonra, Amazon ya da Kitapyurdu’na girip fiyatına bakmış. Bu platformlarda satış fiyatını görmeden sadece indirimli fiyatını görmüş ve amiyane tabirle kendisini kazıkladığımızı düşünmüş.

Türkiye’de bağımsız kitabevleri arasında bir dayanışmadan söz etmek mümkün mü? Sizin diğer bağımsız kitabevleri ile ilişkileriniz nasıl?
Kendi semtimizdekiler başta olmak üzere tüm kitabevleriyle çok sağlıklı ve samimi bir ilişkimiz var çünkü birbirimizi en iyi yine biz anlıyoruz. Yayınevi kimliğimizin bu ilişkiyi daha hızlı kurmamızda etkisi oluyor elbette.

Sizin de yolunuz, Kitap Kurtları Kulübü tarafından düzenlenen ‘Her Mevsim 1 Bağımsız Kitabevi – En Az 3 Kitap’ etkinliğiyle kesişti. Bu tür dayanışma temelli inisiyatiflerin, bağımsız kitabevleri için önemi nedir?
Bu tür inisiyatifler, bağımsız kitabevleri için bir destek değil; bir hatırlatmadır, bir çağrıdır.
Etkinlik, kitabevlerinin ayakta kalmasına destek olmakla kalmayıp anlamını korumasına yardımcı oluyor. Aynı fikre inanan okurların ve toplulukların var olduğunu bilmek, dayanışma içerisinde olmak yalnız olmadığımızı hissettiyor ve kitabevini ayakta tutma motivasyonunu artırıyor.

Kitap Kurtları Kulübü tarafından başlatılan ‘Askıda Kitap’ uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Ekonomik zorluklar nedeniyle kitaba ulaşmakta güçlük çeken gençler, bu desteği nasıl karşılıyor?
Bu fikrin ortaya çıkışı ve uygulanışı takdire şayan. Sadece kitap satan kitabevlerine öncülük     verilmesi -hepsi canımız, bu arada- ve askıya bırakılan kitaplarla öğrencilerin okuma serüvenine katkıda bulunma fikri müthiş. Kitaplarını alan genç okurlar da bu durumdan son  derece memnunlar.

Askıda kitapla ilgili sizi derinden etkileyen bir anı ya da karşılaşmayı paylaşmak ister misiniz?
Tek başına gelen bir okurun, ertesi gün 6-7 arkadaşını getirmesi ve hepsiyle tek tek konuşup beraber kitap seçmemiz güzel bir andı.

Bu söyleşiyi okuyan kişiye tek cümleyle seslenme şansınız olsaydı bağımsız kitabevleriyle ilgili neyi mutlaka bilmesini isterdiniz?
Bağımsız bir kitabevine girdiğinde sadece bir yerden kitap almıyorsun; bir seçkiye, bir bakışa ve o yerin var olma ihtimaline dâhil oluyorsun. Umarım şartlar iyileşir, kitabevleri varlıklarını korur ve niceleri açılır.

 
Flaneur Kitabevi – Burak Türker İnandı

Write A Comment